Aktiviteler

Türkiyenin lezzeti bu festivalde.

Ekber - Türkiye-nin lezzeti bu festivalde. 1İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tüm Lokantalar, Restoranlar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) işbirliğiyle düzenlenen Lezzetİstanbul Yemek Festivali, hem göze hem de damaklara hitap etti.

Festival, Türk mutfağının ne kadar zengin olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Yemekler ,bir kültürün yansıtılmasında özel biryer ve önem taşır.Kasım ayının son haftasında ,Feshane `deki 2. `nci Mahmut Salonu `nda gerçekleştirilen `Lezzet İstanbul Yemek Festivali ` de bu topraklar üzerindeki kültürün ne
derece zengin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her biri başka lezzette ,400 çeşidin beğeniyle sunulduğu Lezzetİstanbul Yemek Festivali ` İstsnbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tüm Lokantalar, Restoranlar ve Tedarikçiler derneği `nin (TÜRES)İşbirliğiyle düzenlenen bir etkinlik.Söz konusu festival İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Kültür ve Turizm Bakanı Müşaviri Zeynel Koç ,TÜRES Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Bingöl `ün yanı sıra ilçe belediye başkanları ,Büyükşehir bürokratları ve bine yakın davetlinin katılımıyla açıldı.Ekber - Türkiye-nin lezzeti bu festivalde. 3

Kaybolan tatların yeniden ortaya çıkartılarak, tüm mutfağın dünya turizmine kazandırılması amaçlayan festivalde, birbirinden lezzetli yemekler davetlilere ikram edildi.Etkinlikte ayrıca `Türk mutfağının dünü ,bugünü ve yarınlara hazırlanması ` konulu bir panel düzenlendi.Festivalin açılış konuşmasını yapan Başkan Kadir Topbaş, `Atalarımız Evvel taam,sonra kelâm demişler.Yemek ve mutfak meselesi çok önemlidir.Çünkü mutfak ,kültürün en önemli parçalarından birisidir.milletlerin dilleri,kıyafetleri görgü kuralları kadar mutfakları dakültürlerinin aynasıdır.Çünkü mutfak da kültür gibi tarihin ve coğrafyanın bir ürünüdür.Mutfağımızı içinde yaşadığımız bölgenin tarihinden ve coğrafyasından bağımsız düşünemeyiz. Mutfak bizim kültürümüzde özel bir öneme sahiptir ` dedi.

Dünyanın en zengin mutfakları arasında da bulunan Türk mutfağının tarihin, coğrafyanın ve farklı kültürlerin senteziyle oluştuğunun altını çizen Başkan, konuşmasının devamında şunları söyledi: `Bizim mutfağımız Anadolu tuvali üzerinde Orta Asya `nın Ortadoğu `nun ve Balkanlar `ın renklerini yansıtıyor. Çeşit zenginliğinin yanı sıra sağlıklı bir mutfak olması da büyük bir avantaj aslında.Ne yazık ki Türk mutfağı hak ettiği ölçüde tanınan ve tanıtılan bir mutfak değil. Türk mutfağını daha tanımamız, bütün dünyaya tanıtmamız ve onu kültürel bir değer olarak dünya turizmine kazandırmamız gerekiyor.Mutfağımız bizim gizli kalmış turizm Ekber - Türkiye-nin lezzeti bu festivalde. 2değerlerimizden birisi.Günümüzde gastronomi, eğlenceden turizme birçok sektör ile iç içe geçmiş durumda.Bugün bu alanda elde edeceğimiz başarılar, dünyanın turizm merkezi olma yolunda ilerleyen İstanbul `a büyük katkı sunacaktır. `

Lezzet sofrası İstanbul `

2010 Avrupa Kültür Başkenti olan fak kültürünün çok , önemli olduğuna değinen Kadir Topbaş,sanatın ,müziğin,mimarinin şaheserlerini bağrında taşıyan İstanbul `un aynı zamanda bir `Lezzet Sofrası ` olduğunu söyledi.Başka Topbaş, `Gözümüzün ,gönlümüzün neşesi olduğu gibi,aynı zamanda ağzımızın tadıdır.İstanbul anlatılırken birçok özelliğine vurgu yapılır da bir Lezzet Sofrası olduğuna çok fazla dikkat çekilmez.Oysa en çok vurgu yapılması gereken hususlardan biri bu olmalı. İnsanlar artık bir ülkeye sadece güneş, kumEkber - Türkiye-nin lezzeti bu festivalde. 4

Ve deniz için turistik seyahatler yapmıyor.Farklı kültürleri tanımak ,yeni lezzetleri keşfetmek için seyahatlere çıkıyor.Şehrimiz ve ülkemiz bu açıdan oldukça önemli bir potansiyel taşıyor.Bu potansiyeli harekete geçirmek zorundayız.Lezzetİstanbul Yemek Festivali `ni bu açıdan çok önemsiyorum Bu gibi etkinliklerinin sayıca artmasını ve büyümesini diliyorum `dedi.

Tures & Kızılay Mobil Mutfak Projesi

Ekber - TURES & KIZILAY MOBİL MUTFAK PROJESİ 1Tüm restoran lokantalar ve tedearikçiler Derneği TURES Kızılay ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Mobil Mutfak projesini Törenle hizmete soktu.

Afet anında günde 10000 kişilik yemek çıkacak şekilde dizayn edilen mobil mutfağın ilk konukları Bayındırlık bakanı Faruk Özak,İçişleri bakanı Beşir Atalay,Milli eğitim bakanı Hüseyin Çelik ve İstanbul Valisi Muammer Güler oldu.Türes başkanı Ramazan Bingöl Bakanlara ve protokol mensuplarına mobil mutfak ile ilgili tüm bilgileri aktardı.mobil mutfağın bir dernek tarafından faaliyete geçirilmesinin son derece gurur verici olduğunu belirten İçişleri bakanı Beşir Atalay bu tür tırların sayısının artmasını Ramazan Bingöl den rica etti.

18 Ağustos 2008 Bugün Gazetesi: Celal TOPRAK

Her şey geleceği güçlendirmek için

İstanbul Valisi Muammer Güler dün çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. 17 Ağustos büyük Marmara Depremi`nin yıldönümünde konuyla ilgili bütün çevreleri bir araya getirdi.

Yapılan çalışmaları ve yapılacakları konusunda bilgi verdi. Verilen bilgilerden anladığımız Vali Muammer Güler`in kaptanlığında İstanbul`da deprem dalgasına karşı gemiyi ayakta tutmak için önemli adımlar atılmış. Geleceğin güçlendirilmesi için çalışmalar yapılmış ve yapılmaya da devam ediliyor.

İl Özel İdaresi`nin bu çalışmalara destek vermiş olması da çok önemli. Özel İdare Başkanı Hasan Büyükdede`nin pozitif tutumu depreme hazırlık çalışmalarına da yansımış anlaşılan. Bu arada bugüne kadar bir şekilde işbirliğine uzak kalmış kimi kesimlerde çalışmalar dahil edilmiş. İşte birkaç örnek... Ekber - TURES & KIZILAY MOBİL MUTFAK PROJESİ 2

Afet veya deprem sırasında en büyük sıkıntılardan biri yemek dağıtım sisteminde oluyor. Bunu çözmek için TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl`ün de katkıları ile bir mutfak tırı bir başka deyişle seyyar mutfak hazırlanmış. Bu yöntemle günde 10 bin kişiye yemek vermek mümkün.

Seyyar tırların yaygınlaşması, sayısının artması ile birlikte yemek konusundaki sıkıntı ortadan kalkabilir.

Türk Telekom, Turksat gibi iletişim kuruluşları sisteme dahil edilmiş.

Kızılay ile tam bir entegre çalışma yapılmış. Vali Güler`in bilgilendirme ve farkındalığı artırma toplantısına üç bakan katıldı. Bayındırlık Bakanı Faruk Nafız Özak ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay yapılanları ve konuya verdikleri önemi anlatan konuşmalar yaptı. Faruk Nafız Özak konuşurken bir ara sözü yapı denetim meselesine getirdi. Bu konuda yapılan yeni çalışmaları var mı bilmiyorum. Ancak mevcut haliyle yapı denetim sistemi iflas etmiş gibi görünüyor...

Çünkü yapı denetimi yapan kuruluş parasını işi yapandan alıyor. Yani patronunu denetliyor yapı denetim kuruluşu. Bunun sağlıklı olmayacağı ortada. Sistemin değiştirilmesi isteniyor, bu konuda yeni adımların atılması bekleniyor. Toplantının en renkli ismi Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik`ti...

Bakan Çelik canlı bağlantılarla depreme dayanıklı okulların açılışını gerçekleştirdi. Diğer yandan da çok önemli bir konunun altını çizdi konuşmasında...

Çelik`in özelikle ihale kanunundaki aksaklıklara dikkat çektiği konuşması çok önemliydi bizce... Diyor ki Bakan Çelik...

- İhale açılıyor. Müteahhit yüzde 56 kırarak işi alıyor. Yüzde 56 kırılan vergiler stopaj ile birlikte yüzde 65`e geliyor. Yüzde 65 ile iş almak ne demek, ben birim fiyatı 100 lira olan işi 35 liraya yaparım demek. Bu 35 liranın içinde kâr olduğunu da düşünürseniz işin çarpıklığı ortaya çıkar. Ben bu sistemi uygulamak yerine işi uygun olana verme yoluna gittim. Bu yüzden de hakkımda Meclis soruşturması açıldı. Öyle çarpıcı ve yakıcı bir konu ki bugün kamu binalarına olan güvensizliği temelinde bu anlayış bu çarpıklık yatıyor. Bakan Çelik tarafından ifade edilmesi çok önemli böyle bir çarpıklığı... Ekber - TURES & KIZILAY MOBİL MUTFAK PROJESİ 3

Üstelik bu 100 liralık işi 35 liraya yaparım derken bunun için de kârı da olacak. Kârın artması ile ilgili yapılacak her hamle işin güvenliğini ve kalitesini aşağı çekecek. Bakan Çelik bu sistemin yeni dönemde değişeceğini söyledi. Umarız değişir. Tabi sistem kadar önemli olan bir başka gerçek daha var. Bu alandaki ahlaki erozyon. Yine Bakan Çelik`in bu konuda verdiği örnek çok çarpıcı...

- Van`da Mimar Sinan tarafından yapılan birkaç asırlık bir köprü halen dimdik ayakta. Ondan yıllar ve yıllarca sonra yapılan Karayolları köprüleri uçup gidiyor seller sırasında. Neden, çünkü Mimar Sinan`ın yaptığı köprünün harcında dürüstlük var.

Yaşanan ahlaki erozyon elbette yapılan işlere de yansıyacak. Toplum olarak bunun çilesini de çekeceğiz. Ahlaki erozyona yönelik orta ve uzun vadeli, devrim niteliğinde adımlar atmalıyız. Gençlerden ve çocuklarımızdan başlayarak toplumsal değerlerin öne çıkarıldığı çalışmalar için düğmeye basmalıyız. Ancak bunu yaparken ihale yöntemini sağlam kazığa bağlamanın sistemini geliştirmeliyiz.